Forum - Giriş Sayfam Yap - Sık Kullanılanlara Ekle - Haber Arşivi - Ziyaretçi Defteri - İletişim - RSS

21 Mayıs 2012 Pazartesi
 » Ana Sayfa
 » Türkiye
 » Malatya
 » Asayiş
 » Eğitim
 » Ekonomi
 » Dünya
 » Politika
 » Sağlık
 » Spor

Hava Durumu

MALATYA


Menu

 » Malatya Tarihi
 » Coğrafyası
 » Ekonomisi
 » Sanayisi
 » Faydalı Linkler
 » Kayısı
 » Künye

Arama

 


Çok Okunanlar

 » 'Şeyh'in sözleri dünyayı sarstı!
 » "Yeni bir Ortadoğu doğuyor"
 » "Gülen'le görüşmedim ama isterse görüşürüm"
 » 5’inci madde yüzünden ABD’de Türkiye çatlağı
 » İran uyuşturucu yolunu kapadı PKK da güzergahını değiştirdi!
 » Sığınmacılara ateş açıldı
 » Trafik kazası akbabaları
 » Türkiye’nin beyaz altını pomza
 » Cübbeli'nin Metris fotoğrafları
 » Çenesiyle toprak kazan asker!

MAHİR KAYNAK
mkaynak@stargazete.com

 

Ekonomik kriz

21.02.2012  

Günümüzde en çok konuşulan ve tedirginlik yaratan konulardan biri de ekonomik kriz. Bu durum beklenmedik bir olay değil. Yıllar önceden başlayan bu süreçte, bazılarına göre, ortaya çıkan olumsuzluklar düzeltilmek isteniyor. Başka bir ihtimal de bu şartları kullanarak dünyaya verilmek istenen yeni şekle ulaşılmak istenmesidir.

1993’te üniversiteden ayrıldım. Bu tarihe kadar derslerde ABD’nin borçlanmasını şu basit örnekle anlatırdım: Çin ABD’ye bin dolarlık mal satsa halk bunları satın alır ve bin dolar Çin’in alacağı olur. Paranın yatırıldığı finans kurumu bin dolarlık hazine bonosu alırsa dış ticaret açığı bütçe açığını kapatır. İşi şakaya vurur ve denizlerde gördüğünüz ABD filolarını Çin finanse ediyor derdim.

Bu durum tüm dünyaya yayıldı ve birçok ülke gayri safi milli hasılasını aşan miktarlarda borçlandı. Bu borçların hepsine finans kurumları aracılık ediyor ve bunlar her devletin kontrol edebileceğinden daha büyük miktarları yönlendiriyorlardı. Buna küresel sermaye deniyordu ve bu sermaye gurubunun siyasal projeleri vardı. Üretimi gerçekleştiren yerli sermaye küresel sermayenin egemenliğine karşı idi. Dünyadaki çatışmanın yerli sermaye ile küresel sermaye arasında olduğunu ve bu çatışmada küresel sermayenin yenileceği söyledim ama birçok kişi bunu bir hayal saydı. 

***

ABD iki aşamalı bir plan yaptı. Devlet önce bütçe açığını kapatacak ve kendisinin sebep olduğu dış ticaret açığını kapatacak daha sonra halkın borçlanması sonucu oluşan cari açığı engelleyecekti. Bugüne kadar biriken dış borçların ödenmesi yerine, ödeme halkın refahında büyük azalma yaratacağı için, finans oyunlarıyla sıfırlanması sağlanacaktı. 

Avrupa’da birçok ülke aynı durumdaydı ve ödemeleri mümkün olmayan miktarda borçlanmışlardı. Ancak ABD’nin ekonomik yapısıyla bu ülkelerin arasında büyük fark vardı. ABD tarım ürünleri de ihraç eden bir ülkeydi yani herhangi olumsuz bir süreçte halkı aç kalmazdı. Petrol ve hammadde ihtiyacının önemli bölümünü kendisi karşılıyor, geri kalanını da politik olarak egemen olduğu yerlerden sağlıyordu. 

Avrupa’nın borçlu ülkelerinde ekonomik yapı ABD’den farklıydı. Onlar gıda ve enerji ithal ediyordu ve bundan mahrum kalırlarsa bir savaşın yaratacağından daha büyük bir sıkıntıya düşmeleri kaçınılmazdı. Onlar da iki aşamalı bir planı uygulamaya koydular. İlk aşamada bütçelerini denkleştirecek, halkın daha fazla borçlanmasını engelleyecek, borçların geri ödenmesi söz konusu olmayacaktı. Ancak borçlanmanın durması bile halkın refahını olumsuz etkiliyor, memurlar düşük maaş alıyor, emekli aylıkları azalıyordu. Emekli fonları, finans kurumlarında değerlendirildiği için, borçların ödenmemesi bunları tehlikeye atıyor ve ileride devletin bu fonlarda kaybedilenleri telafi etmesi gerekiyordu. 

Geçmişte borçlanan ülkelerin vereceği tek şey kalmıştı. Halkının ayaklanıp ülkenin kaosa sürüklenmesini engellemek için siyasi tavizler vereceklerdi. Şimdi dünya bu şartlara bağlı olarak  şekilleniyor. Dışa en az bağımlı ülkeler olan ABD ve Rusya yeniden birer güç odağı olacak, diğer ülkeler onların aracılığı ile gıda ve enerji sağlayacak. Zaten Rusya dünyanın en büyük doğalgaz rezervine sahip ülke ve Avrupa ona ve çevresine bağımlı durumda. Çözülmesi gereken sorun İkinci büyük doğalgaz rezervine sahip İran’ı da bu yapıya bağlamak. Yani İran’ın nükleer çalışmalarından kimse korkmuyor ama onun yerini belirlemek için bu bir araç olarak kullanılıyor. ABD petrol bölgelerini kontrol edecek ve böylece dünyada yeni güç odaklarının oluşması engellenecek. Olaylara bir de bu açıdan bakmak gerekir diye düşünüyorum.

 

Bu Yazı 27 Kere Okundu

Yazdır



 Yorum Ekleyin
 Adınız Soyadınız :

Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodunuz: 1913347

Yazarlar

 M.Nurrullah VAROL
MÜSLÜMANLAR KATLEDİRKEN GÜLÜYORLAR
 AVUKAT UMUT YALÇIN
BOŞANMA DAVALARI SORU VE CEVAP
 Hayri YANİK
Masaüstü yayıncılık
 MAHİR KAYNAK
Kürt sorunu
 Muhammet Kemal GÜLŞEN
Harbiye Marşı
 MUHAMMET GÜLTEKİN
Seni Beklerim
 Okan ÖZBEK
SSK.da 30 günden az sigortalı görünmek

Anket

Haber sitemiz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok Güzel

Fena Değil

Daha da İyi Olabilir

İdare Eder

Olumsuz

Tüm Anketler


Günün Fotoğrafı

Bugün İçin Fotoğraf Yok
21.05.2012

Her Hakkı Saklıdır © Malatya Haberci
http://www.malatyahaberci.com
Yazılım: ercans@gmail.com 0,06