|
Başbakan Erdoğan'a İspanya'da ayakkabılı saldırı! Erdoğan, Kültürlerarası Sevilla NODO Ödülü'nü aldı.
Törenin düzenlendiği salondan ayrılıp arabasına binmek üzereyken Erdoğan'a ayakkabı fırlatıldı. Erdoğan'ı ıskalayan ayakkabı korumanın yüzüne isabet etti. Erdoğan, korumaları tarafından hemen araca bindirilirken ayakkabıyı fırlatan kişi gözaltına alındı.
İŞTE O ANLAR VİDEO
FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN
Gözaltına alınan şahıs, ayakkabıyı atarken İspanyolca "Yaşasın Kürdistan" diye bağırdı.
1989 DOĞUMLU, SURİYE UYRUKLU
1989 doğumlu ve Suriye uyruklu olduğu öğrenilen şahsın aşırı alkollü şekilde olay çıkartmasından dolayı Aralık ayında İspanyol makamlar tarafından pasaportuna el konulduğu bildirildi. Şahsın olay esnasında da aşırı alkollü olduğu ifade edildi.
ÖNCE BUSH'A ATILDI SONRA MODA OLDU
Başkanlık koltuğunu bırakmadan önce Bağdat'a ziyarette bulunan ABD eski Başkanı Bush'a Iraklı gazeteci ayakkabı fırlatmıştı. Bağdat'taki bu protesto daha sonra dünyanın değişik noktalarında uygulandı. Türkiye'de de bir gazeteci Bilgi Üniversitesi'nde konuşan IMF Başkanı Kahn'a ayakkabı fırlatmıştı.
ERDOĞAN'A ÖDÜL
Başbakan Erdoğan, ''Medeniyetler İttifakı projesinin harekete geçirilmesinde üstlendiği önemli rolü'' sebebiyle Sevilla NODO Vakfı tarafından ödüle layık görüldü. Sevilla Belediye Başkanı Alfredo Sanchez Menteseirin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ödülünü takdim etti.
Erdoğan ödül töreninde yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
''Şunu tüm samimiyetimle ifade etmek isterim ki, Sevilla NODO Vakfı'nın bu ödülü, tüm bu ödüller arasında müstesna bir yer teşkil ediyor. Sevilla'nın yetiştirdiği ya da etkilediği isimlerin bir kaçını sıralayınca bu müstesna an, neyi kastettiğim daha iyi anlaşılacaktır. İbn-i Arabi, İbn-i Haldun, İbn-i Hazm, Cervantes, Kristof Kolomb, İbn-i Ferah, El Sit ve daha niceleri... Boğa güreşinin, satrancın ve Flamenko'nun da ana vatanı. Ve elbette, bilgin lakaplı 10'uncu Alfonso.
Lütfen telaffuzumu mazur görün: No me ha dejado (Beni terk etmedi). NODO ödülü, Sevilla şehrine damgasını vuran 10'uncu Alfonso'nun aziz hatırasını da yansıttığından dolayı ayrıca büyük anlam taşıyor. 10'uncu Alfonso'nun, burada, Sevilla'da kurduğu engin hoşgörü ortamı, kültürler arasında oluşturduğu barış ve diyalog zemini, bugün bile saygıyla yad ediliyor.Alfonso, Mürsiye'de Avrupa'nın üç dilde eğitim veren ilk okulunu kurmuştu. Bu üç dilin Arapça, İbranice ve Latince olması ayrıca dikkat çekici.''
BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ
Üç semavi dinin barış ve hoşgörü içinde yaşadığı Endülüs'te, bilimin ve sanatın seyrine yön verecek derecede büyük isimler yetişti. Avrupa'nın aydınlanmasını sağlayan bu bilim ve sanat ortamı, hiç kuşkusuz bizim tarihimizi, Osmanlı İmparatorluğu'nu da çok yakından etkiledi.
Dostum Başbakan Zapatero, Türkiye'nin farklı din ve kültürler arasındaki köprü rolünü görerek 2004 yılında Medeniyetler İttifakı Projesi'nde birlikte çalışmamızı şahsıma teklif etti. Bu konuda öncü olmak, sadece sorumluluk anlayışımızın değil, hoşgörüyle yoğrulmuş geleneklerimizin de gereği idi. Nitekim, Türk halk şairi Yunus Emre'nin, bundan tam 700 yıl önce ifade ettiği 'Yaradılanı Severim Yaradandan Ötürü' sözleri, bugün bile kültürümüzün en önemli dinamiğini oluşturur. Aynı şekilde Mevlana, yaklaşık 800 yıl önce, 'Gel, ne olursan ol, yine gel' sözleriyle, bütün insanlığa kucak açan bir felsefeyi ortaya koymuştur.
Bu girişimin bayraktarlığını dostum Zapatero ile birlikte üstlenirken, farklı kültür ve medeniyetlerin çatışmak zorunda olmadığını, aksine dostluk ve uyum içinde birlikte çalışmalarının hem mümkün, hem de sürdürülebilir olduğunu kanıtlamayı amaçlamıştık.''
MEDENİYETLER İTTİFAKI VE TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASI
Başbakan Erdoğan, söz konusu projenin geçen süre zarfında kurumsal bir yapıya kavuştuğunu ve bir Birleşmiş Milletler girişimi niteliği kazandığını anımsatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Halen 115 ülke ile pek çok uluslararası kuruluşun üye olduğu Medeniyetler İttifakı girişimi, uluslararası ilişkilerde kutuplaşmayı değil, diyaloğu hakim kılmayı hedefliyor.
"One minute dış politikamızın temel taşı"
Erdoğan, ''Türkiye olarak, son dönemde dış politikada izledikleri seyrin de bu yaklaşımın somut bir tezahürü olduğunu77 vurgulayarak, şunları kaydetti:
''Biz, 'komşularla sıfır problem' ilkesinden yola çıktık ve kısa süre zarfında tüm komşularımızla ilişkilerimizi barış ve karşılıklı çıkar temelinde belli bir seviyeye taşıdık. Yaklaşık 10 yıl önce savaşın eşiğine gelmiş Türkiye ile Suriye şu anda aralarındaki mayınları temizliyor. Suriye ile vizeleri kaldırdık ve dış politikadan ekonomiye, ticaretten sosyal yaşama kadar her alanda yoğun bir işbirliği başlattık. Irak'ın toprak bütünlüğünü çok önemsiyor, ülkede bir an önce istikrar ve huzur sağlanması için çaba sarf ediyoruz. İran'ın uluslararası toplumla olan sorunlarını çözmesi için yine girişimlerimiz devam ediyor.
Kaynak Haberturk |